Hwang Jang Eum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hwang Jang Eum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

She Was Pretty (2015)

Yayınlandığı dönem içerisinde izleyenlerin dillerinden düşürmediği She Was Pretty 'yi final yaptıktan sonra (beklentilerimi en düşük düzeyde tutarak) izledim. İyi ki bu yolu seçmişim zira böyle muhteşem bir dizinin bölümlerinin gelmesi için beklemek gerçekten çok zor olurdu. 

Dedim ya beklentimi düşük tuttum. Hatta bu kadar nesini övüyorlarmış yaa diyerek başladığımı itiraf ediyorum. Ama sonum izleyenlerden pek de farklı olmadı. Gerçekten çok beğendim.

Yıllar sonra ilk aşkını ilk defa görecek olmanın heyecanıyla yaptığı bir 
hata yüzünden işleri eline yüzüne bulaştıran Kim Hye Jin...

İlk aşkı zannettiği kızın aslında o olmadığını içten içe fark eden Ji Sung Joon...

Mühim olan iç güzellik diyerek esas oğlandan bile önce Kim Hye Jin 'in
etrafında pervane olan baş tacı Kim Shin Hyuk...

En yakın arkadaşını sırtından bıçaklamakla vicdanı arasında sıkışıp kalmış
iyi niyetinden şüphe edemediğim Min Ha Ri...

Duygusallığıyla, aşkıyla, dostluğuyla, insan ilişkilerine dair verdiği mesajıyla bir bütün oluşturmuştu adeta. Karakterlerinin içtenliği tartışmasız diziyi sevme nedenlerimin başında geliyor.

Eğlenceli bir dizi olduğunu herkes biliyordur artık. Güldüğüm sahnelerin neredeyse hepsi Siwon 'un sahneleriydi. Hwang Jung Eum ile aralarındaki uyumu hissedebiliyordunuz. Bu kadar çok fazla sahne olmasa hepsini buraya toplamak isterdim ama izlemeyenleri de düşünerek böyle bir şey yapmamayı uygun buldum :) Aynı şekilde Go Jun Hee ile olan dostluğu da ilk bölümden itibaren inandırıcılığını hissettirdi. Sanırım bu kadının oyunculuğunu ben gerçekten seviyorum. Kiminle oynarsa oynasın, hangi rolde olursa olsun karaktere büründüğünü fark ediyorsunuz.


Herkes bir kez olsun kendisini esas kızın / oğlanın arkadaşı gibi hissetmiştir. İşte She Was Pretty bu sözlerle daha ilk dakikalardan samimiyetiyle kalbimi fethetti.

Her zaman olduğu gibi ikinci erkek karakterin acısı bizim acımızdı. Karakterin sevimliliği, vakur duruşu, acısını yaşayışı içime işledi. Siwon 'u zaten severdim ama bence bu rolle kariyerinin zirvesine tırmandı.  Oyunculuğu ve mimikleriyle izleyiciyi mest etti. Tam bu zamanda askere gitmesi de hepimizi üzdü haliyle.

Bu soğuk kış günlerinde alın battaniyenizi, kahvenizi ya da çayınızı vaktiniz olmasa bile her gün bir bölüm izleyerek bu diziyi izleyin. Beklentilerinizi muhakkak karşılayacaktır.

Sevgiler...

Can You Hear My Heart (2011)

Tam anlamıyla yıllar sonra izledim diziyi. Başlarken çok heyecanlıydım çünkü herkesin beğendiği, olumsuz yorumunu görmediğim bir diziydi. Ben de memnun kalmasına kaldım ama...

İzlemeden önce konusunu vs okumadığım için konusunu piyanoyla bağdaştırmıştım. Yani çocuk sağır ama kıza piyano çalmayı öğretecek herhalde diye 30 bölüm bekledim -_- Bir bölümde sağ olsunlar beni kırmayıp böyle bir sahne çekmişler. 


Bu açıdan biraz beklentilerimi karşılamadı diyebilirim. Zaten ilk 5-6 bölüm hadi artık büyüsünler diye gözlerinin içine baktım adeta. Tamam bunu başından tahmin etmeliydim. 30 bölümlük dizi öyle şıp diye konunun ortasına düşürmez insanı ama bu da benim gibi sabırsız izleyiciyi meraktan çatlatıyor. E büyüdüler bu sefer de intikam konusu daha ağır bastı ve aşk hikayesi birazcık altta kaldı gibi geldi bana.

Cha Dong Joo ve ağabeyi Jang Jun Ha arasındaki ilişki takdire şayandı. Gerçekten kardeş olsalar birbirlerine bu denli bağlı olabilirler miydi bilmiyorum. İlişkilerinin tek engeli ikisinin de aşık olduğu Bong Woo Ri ydi. 

Woo Ri 'nin kalp kararsızlığına da sinir olmadım değil. Her ne kadar başrol Cha Dong Joo 'yla olmasını istesem de 2. adam sendromum baş gösterdi ve Jang Joon Ha için 30 bölüm içim acıdı. Amma ve lakin onun da Bong Woo Ri 'ye olan aşkının gerçeklik payının az olduğunu düşünüyorum. Sevgiye olan açlığını Bong Woo Ri 'den gelen ilgiyle aşk sandı sadece. Bu açıdan da çok kızdığım bir karakterdi.


Dizinin aslında en acınası karakteri büyükanneydi. Ne evlatlarından yüzü gülmüş ne kocasından ne işinden...  Bunu en iyi final bölümünde anladım. Zaten tek ağladığım sahne de büyükannenin sahnesiydi. 
( Çekmediğim dertler çile kalmadı ♫ ♬...)

30 bölüm boyunca çocukluk çağını çıkarırsak 24/25 bölüm boyunca Hwang Jang Eum 'ın tas şeklindeki saç kesimi beni çileden çıkardı. Hani iyi bir dayanağı olsa anlayacağım ama kınalı yapıncaktan hallice hali de neydi yahu.

Genel olarak diziyi beğendim. Çok çok akıcı olmasa da kendini izlettiriyor. Beklentilerim çok fazla olduğu için beni yeteri kadar tatmin etmedi. Yine de uysal ama entrikalı, mutlu ama üzücü sahneleri de olan bir dizi arıyorsanız Can You Hear My Heart size hitap edecektir diye düşünüyorum.

Sevgiler...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma