Hwarang (2016-2017)

Bu diziye başlama sebebim Go Ara. O olmasa izler miydim? Pek sanmıyorum. Ah bir de Moon Lovers 'tan sonra tarihi dizilere biraz daha sıcak bakıyor olmam da azıcık etkili olmuş olabilir.

Başlamadan önce acaba sever miyim, diye çok düşündüm ama daha ilk bölümde Lee Kwang Soo 'yu görmek diziye bağladı beni. Eminim çoğu kişiyi de diziye bağlayan odur. Tahmin ettiğim üzere gelişen olaylar sebebiyle de yürek burkan sahnelerin olması diziye olan yaklaşımımı da etkiledi 2. ve 3. bölümden. 

Kim ne derse desin Park Seo Joon bence kesinlikle dram yapımlarının başrol adamı değil. Koyun bu güzel çocuğu ikinci adam olarak romantik komediye bakın nasıl sevip destekleyeceğim. Ama maalesef ki She Was Pretty 'de düşündüğüm her şey Hwarang için de geçerli. Sadece dram oluşundan da değil bence PSJ'u başrol olarak görmek istemiyorum. Özellikle dramada çok durgun kalıyor, inandırıcılığını kaybediyor bu yüzden de. Sizin düşüncelerinizi de bu konuda çok merak ediyorum lütfen yorum bırakmayı unutmayın bunun hakkında. 

Go Ara ise her yere yakışıyor ama en çok deli kız rollerine. Bana göre asıl çıkışını yaptığı Who Are You? (2008) 'dan beri severek takip ettiğim güzelliğine hayran kaldığım ender oyunculardan biridir. Hele gözlerinin elası yok mu... Malum Kore'de renkli göz ender durumlardan biri. En belirgin ve yakışan isimlerin başında Go Ara 'yı rahatlıkla yazabiliriz. 

Ya sen ponçik bir prens misin 💕 Daha önce izleyenler bilir. Hong Gil Dong 'da aynı böyle başlamıştı. Halktan ve fakir esas kız ve oğlan, esas kızı seven bir de prens. Zamanında HGD severler ve Prens destekçileri olarak ikiye ayrılmış izleyicilerden biri olarak söylemeliyim ki ilk bir kaç bölüm aynı HGD dizisindeki gibi buradaki prense de gıcık olacağımı düşünmüştüm. Ama Hwarang 'ın erkek başrolünün bana göre sevimsiz oluşu bu dizideki prensin değerini kat be kat arttırdı. 

Dizinin diğer erkek oyuncularını ben sevdim hatta gıcık role sahip Ban Ryu 'yu bile ilk bölümden sevdim :) Kusura bakmayın kıyaslama yapacağım yine ama Moon Lovers 'taki prenslerle olan gönül bağını bu dizide maalesef kuramıyorsunuz. (Yakın tarihlerde ve tarihi dizi oluşu sebebiyle kıyaslama ihtiyacı hissettim.) Ama buna karşılık dizinin neredeyse her bölümünde gülecek muhakkak ki bir şey buluyorsunuz. Tüm olumsuzluklarına rağmen. Bu açıdan da diğer tarihi dizilerden üstün tutabiliriz. 

Ah bir de izleyenlerin büyük çoğunluğu Moon Lovers 'taki BaekHyun  ile Hwarang 'daki BTS V 'yi ister istemez karşılaştırıyordu. Ben de izleyen arkadaşlarıma twitter da sordum ve yine içinde benim de olduğum çoğunluk BaekHyun 'u seçti. Ayrıca söylemeden geçmek istemem Min Ho bu dizide çok tatlı olmuştu. Hatta ve hatta izlediğim dizileri içinde en sevdiğim Min Ho 'yu burada gördüm diyebilirim. :)

Bence Hwarang'ın en değerli ve diğer dizilerden ayıran özelliği finalde izleyiciyi ters köşe yapmasıydı.  En azından benim beklemediğim tarzda gelişti olaylar. Ha tüm olayın son bölümde finale bağlanması klasik kore dizilerinin olmazsa olmazı olduğu için buna değinmiyorum :) İzlemeye değer bulduğum tarihi dizilerden biri oldu Hwarang. Henüz izlemediyseniz bir şans vermenizi öneririm. 

Sevgiler...

Resident Evil The Final Chapter (2016)

İnsan daha önce hiç izlemediği seri bir filmin son bölümünü (finalini) neden sinemada izlemek ister? 
Tabii ki çok sevdiğimiz bir oyuncu projede var olduğu için. 
Kimden mi bahsediyorum? Lee Jun Ki 'den elbette...

Her şey bu foto ile başladı. 


Ardından bununla devam etti...

Son olarak da...

Milla hanım da JunKi ciğimizi pek sevmiş bakınız ispatı...

Bu fotolardan sonra filmi izlemek şart olmuştu. Ah unutmadan Jun Ki instagram hesabında (@actor_jg) filmde var olduğunu belli eden ufak da bir video paylaşmıştı. Vizyona girdiğinde sinemaya gitmeyi aklıma koydum o zaman :)

Resident Evil ile ilgili daha önce hiçbir şey bilmiyordum. Sinemada izlemeye değer bir film mi diye sinemaya gitmeden önce ufak bir araştırma yaptım. Tamam Jun Ki severiz ama bir sahnesinde gözükecekse ve film de kötüyse boşu boşuna hiç alakamın olmadığı filme para yatıracağım için endişeliydim açıkçası. Konusunu vs de netten bakarken öğrendim. Zombi saldırısında hayatta kalmaya çalışan insanlar kısaca.

Lee Jun Ki beyaz perdeye çooook yakışıyor. Keşke sinema filmleri bizde de gösterime girse. 'Beyaz' kardeşlerinin yanında nasıl da güneş gibi parlıyordu. 💕💕💕 
Tahmin ettiğim kadar gözüktü desem yalan olmaz. Hatta ben bir iki kez kenardan falan gözükürse diye korkmuştum. Dedim ya az önce de. Ama öyle olmadı. Üstüne üstlük Milla Jovovich ile birebir güzel bir de dövüş sahnesi çekmişler. 💕💕💕

Zombi filmi olduğu için 'böh böh' sürekli bir şeyler çıktı oradan buradan. E yani madem gerilim filmi bi parça gerilmek hoş olur :) Ama film izlerken gerilmekten hoşlanmıyorsanız sizi zorlayacak bir film olduğunu söylemeliyim.

Daha önce bırakın seriden herhangi bir filmini izlemiş olmayı, konusuyla ilgili bile bilgim olmamasına rağmen filmde anlamadığım hiçbir şey olmadı. Yani bu açıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.
Aksiyon ve gerilim sahneleri sizi filme kolayca bağlıyor. E Jun Ki ciğimiz de var 💕 Daha ne olsun.

Yine de sinemada izlemeseniz bir şey kaybetmeyeceğiniz bir film. Jun Ki için giderim diyorsanız da size kalmış. Toplasanız 3 - 4 dk var yok. Uyarımı yapayım. 😃


Sevgiler...

Something About 1% (2016)

Aslında 2003 yılında yayınlanmış olan aynı isimli bir diziden uyarlanmış olan Something About 1% 'i afişe tav olup izledim. Diziyi araştırırken öğrendim uyarlama bir yapım olduğunu. İlk versiyon çok eski ve 26 bölüm olduğu için(oyuncularını sevmemiş olmam da büyük bir etken tabii ki) onu izlemeyi gözüm yemedi. 


Ama 2016 versiyonu beğendim. Nasıl anlatsam çerezlik diye tabir ettiğimiz izleyen kişiyi sıkmayan, romantik, tesadüfler silsilesi olan ama aslında her şeyden çok klişe bir dizi buna rağmen kendini izlettirebiliyor.
Her bölüm 35dk ile 45dk arasında sürdüğü için çok çabuk izliyorsunuz. Hikaye akıcılığı da sağladığından dolayı izlediğinizin ardından bir sonraki bölümü açmanız pek de zor olmuyor.

İlk bölümde sevmemiştim. Neden?
Çünkü çekim tarzı ilk 10 - 15 dakikalık süre içinde hoşuma gitmemişti. Reklam filmlerinin bile vizyonluk film gibi çekildiği bir dünyada ilk bölümün 10 - 15 dakikasında gördüğüm acemice çekim açısından dolayı diziyi sevemedim. Nasıl anlatacağımı bilemiyorum ama sesler bile rahatsız etmişti beni.  Sonra arkadaşım sık biraz dişini güzel bir dizi deyince ona güvenip devam ettim. İyi ki de izlemişim. 

D-Day 'de oyunculuğunun donukluğuna alıştığımız Ha Seok Jin 'i burada sevimlilik abidesi oluşunu görmek hoşuma gitti. Yine de oyunculuğu bana biraz donuk geliyor. Tam anlamıyla sevebileceğim bir oyuncu olacağını söyleyemem. Sanırım yıldızımız barışmadı. 


Jeon So Min 'de aksine... Daha afişinden bile sevdim kızı. Oyunculuğunu çok doğal buldum. Daha önce izlemişim ama yan rol ve eski bir dizi olduğundan hiç hatırımda kalmamış. Neyse bundan sonraki yapımlarına göz gezdiririz artık :)
Eski dizileri uyarlama furyası umarım bu diziden sonra revaçta olmaz. Tamam bir iki tane olur da her izlediğimiz dizinin de uyarlamasını izlemek kabak tadı verebilir diye düşünüyorum.

Bu minnak diziye bir sürü yorum yaptım. Bence siz de bir şans verin. 
Bölümlerinin kısalığının hatırına deneyebilirsiniz :)

Not: Merak edenler orijinal versiyona buradan ulaşabilir.

Sevgiler...

D-Day (2015)

Yine beklettiğim ama iyi ki şimdi izlemişim dediğim bir dizi. 
D-Day yayınlandığı zamanlarda epeyce sükse yapmış bir dizi yani en azından Türkiye'de K-Drama sevenler arasında çok popüler olduğunu izleyicilerin ertesi bölümü sabırsızlıkla beklediği bir yapımdı. Daha 2. bölümünden vay be adamlar bir dizi için neler yapmış dedim. Tabii ki ülkemizle kıyasladım dünya geneline göre düşünmedim. Biz maksimum bir iki filmde yapmışızdır bu tarz şeyler ama onlar TV dizisi için (evet bilgisayar efekti ama o bile bizde yapılmadı) ne prodüksiyon yapmışlar. 

Yayınlandığı zamanlarda IG hesaplarından paylaştıkları resimlerle ilgimi çekmişti ama o sıra bitsin diye beklerken aklımdan çıkmış dizi. Bu boy muhabbetini dizi içinde kullanmaları çok tatlıydı. Fizyolojik özelliklerin çok fazla izleyiciye yansıtılmadığı dramalardan sonra Dday deki bu farklılık hem gülümsetti hem de daha içten gösterdi diziyi. 




Jung So Min 'i Playfull Kiss 'ten beri izlemedim. Orada çok şımarık bir rolü canlandırdığından açıkçası hanım kızımıza karşı bayağı sevimsiz duygular beslemiştim. D-Day 'de ise Playfull Kiss 'deki Oh Ha Ni nin tam zıttı bir kız gördüm. Çalışkan, mızmızlanmayan, güçlü... İyi ki burada oynamış dedim yani. Resmen gözümdeki imajı düzeldi. Bir de sürekli boynunda taşıdığı spor lastiği çok hoşuma gitti. Kalk Selin sen de biraz esnet kendini dedim izledikçe.




Doktor olmak bir insana bu denli yakışır 💕  Kim Young Kwang 'dan bahsediyorum elbette. Daha önce Plus Nine Boys'ta izlemiştim, sevmiştim de... Ama burada cidden bambaşka bir adam gördüm. Oyunculuk anlamında da öyle. Daha ilk bölümden doktor olduğuna inandırıyor insanı. Bir de sevimlilikleri yok muydu 😍 Kim Woo Bin 'i çok severim bilirsiniz. Kim Young Kwang 'da da Kim Woo Bin havası yok mu biraz? Uzun boylu oluşundan mı yoksa keskin yüz hatlarından mı bilmem ama Kim Woo Bin 'den sonra en sevdiğim 20 li yaş oyuncusu oldu. 


Hikaye bir depremin ardından geliştiği için Golden Time olarak tanımlanan zamanı kapsıyor çoğunlukla. Bu da olayın ardından gelen 72 saat demek. Kim Young Kwang ve Jung So Min 'in ilişkisi için aslında oldukça kısa görünen bu zaman içinde o kadar tatlı işlenmiş ki; ne löp diye aşk yaşamaya başladılar ne de zorlama oldu. Bu açıdan da sevdim diziyi.


Çok fazla karakter var. Diziyle ilgili de çok fazla şey söylediğim için diğer karakterlere kısaca değineceğim.  Şef Kang 'ın olayını ben anlayamadım. Anlayan anlatabilir mi? Ciddiyim... Acil doktorunun (-ki ilerleyen bölümlerde de ameliyat yapabildiğini gördük) ameliyatlara hep başkalarını yönlendirmesi ve hiçbir ameliyatı üstlenmeyişinin sebebi nedir? Valla dizi boyunca aklımı kurcaladı durdu. 


Yılın en pislik karakteri olarak seçebileceğimiz bir karakterle karşılaştık Dday de. Tabii ki de Park Gun yani hastane yöneticisi bey 😤  Dini imanı para olmuş bu adamın. Her ne kadar sonunda bizi rahatlatmaya çalıştılarsa da yok ben rahatlamadım. :)  Bir de karısının acayip derecede gizli tutuluşu hoşuma gitmedi. Yani çok beğenilen bir kadın oyuncunun karısı olarak karşımıza çıkması hem sürpriz hem de izleyiciye hoşluk olurdu. Yanlış mı düşünüyorum?!

Diziyi izlerken 17 Ağustos depremi ve yaşanılanlar bir an olsun aklımdan çıkmadı. Sanırım izleyen çoğu kişi aynı şeyi düşünmüş ve hissetmiştir. Ayrıca izlerken yine aklımı kurcalayan şey ülkenin büyük bir deprem karşısında gerçekten bu kadar aciz mi kalacak olduğuydu. Bir bizim büyük depremleri bir de Dday de gördüğüm depremi karşılaştırdığımda bizim bu tarz olaylarda hem insanlarımızın birbirine daha çok kenetlendiği hem de gerek devlet gerekse sivil toplum örgütlerinin daha bilinçli ve gelişmiş oluşu dikkatimi çekti. Umarım dizi için yazılmış bir kurgudur ve toplum bu konularda yeterli bilince sahiptir.


Tıp odaklı dizilerin sıkıcılığı Dday de yoktu. Doğal afet ve sonrasında yaşanan acil yardım ve ameliyatlar bu sıkıcılığı alıp götürüyor. Diziyi 16 bölüm sanıp sonrasında 20 bölüm olduğunu görmem çok mutlu etti bu yüzden beni.  Hâlâ izlemediyseniz mutlaka izleyin derim. İzleyenini pişman etmeyecek bir drama olmuş.

Sevgiler...

Healer (2014)

Şimdi diyeceksiniz ki bu diziyi yeni mi izledin. Maalesef evet arkadaşlar. Daha yeni izleyebildim. Nedendir bilmem yayınlandığı zamanlar izlemek içimden gelmedi. Sanırım afişinin etkisi çok büyük bu konuda. Bir de başrol kızı yüzünden. 
 K2 yu beraber izlediğim arkadaşım Healer 'ı çok methettiği için Healer'ı şimdi izleyebildim. Elbette ki izlememekle büyük hata etmişim ama kızmayın sonuçta izledim değil mi?! Hem çok da iyi olmuş aslında K2 'dan sonra Healer izlemek bence mükemmel bir durumdu. Çünkü şuraya tıklayıp (K2) hatırlayınız efendim. K2 'yu beğenmemiştim. Healer izleyen Ji Chang Wook hayranlarının K2 ile nasıl da depresyona girdiğini unutmayınız. Mesela K2 'dan sonra Healer izlediğim için uyuz Yoona bi yerden çıkacakmış gibi geldi. Ay tüylerim ürperdi bak :)


Kendimi tekrar etmekten hoşlanmam ama beni buna mecbur bırakıyorlar. Ji Chang Wook kesinlikle bir romantik komedide yer almalı. Coolluk yakışıyor ama tatlışlık bir başka yakışıyor yahu. K2 da da sevmiştim ama Healer 'da başka sevdim. Senaryonun iyi kötü oluşu en çok burada ortaya çıkıyor. 

Park Min Young 'tan pek hoşlanmazdım ben aslında. Oyunculuğu bir batardı bana. Healer 'da sevdim ama. Sanki diğer izlediğim yerlerde ( SongKyunkwan Scandal ve City Hunter) biraz zorlamaydı oyunculuğu bilemiyorum. Ama karakterinin kör kütük sahiplenişi... Tanımadığın, yüzünü bile görmediğin, herkesin kötü dediği bir adama bodoslama aşık oluşunu gördükçe kıza söylenip durdum. Söylenmemiş olsanız da içinizden geçmiştir kabul edin ^^


Yaaa Yoo Ji Tae 'nin karizması, endamı, oyunculuğu, sesi...  Dizide kim var kim yok benim için gölgede kalmasına sebep oldu. Çoook severim bu adamı. Hatta vakit bulup Ditto filmini mutlaka izleyin. Çok sevdiğim bir filmidir. Beni en çok etkileyen filmlerden ve bu adamın filmlerinden biridir aynı zamanda. 



Bir de unutulmaması gereken dizinin yapı taşı Ahjumma vardı :) Böyle tatlı bilgisayar uzmanı gördünüz mü siz?  Hatırlar mısınız bilmem ahjumma takip yaparken sürekli örgü örüyordu. Ben de aynı şekilde diziyi izlerken sürekli örgü örüyordum. Onun bu aktivitesi beni bu yüzden çok güldürmüş ve ahjumma yı daha çok sevmeme sebep olmuştu :)


Şu geçmişte var olan 5 arkadaş mevzusu o kadar karışık ki dizinin yarısında kim kime ne yapmış, bunlar bu hale nasıl gelmiş anlamaya çalışarak izledim. Yanlış anlaşılmasın bu durum hoşuma gitti. Her şeyin apaçık olduğu hikayeler basit oluyor. Bu karmaşaysa izleyicide merak uyandırıp dizinin akıcılığını sağlıyor.  Demem o ki ikisini de henüz izlemediyseniz K2 'yu es geçin direkt Healer izleyin. 

Sevgiler...

Fikri Mühim'den gelen güzellik; Breathe Right

burun bandı
Fikri Mühim araştırmalarını kim sevmez ki :)
Vakitsizlikten dolayı her ankete katılamasam da bu aralar anketlere katılmaya tekrar başladım.
Bir kaç hafta önce yapılan anket sonrasında Breathe Right Lavanta 'lı Burun Bandının ürün deneyimine katılmak için başvurumu yaptım ve bir iki gün önce de ürün paketi elime ulaştı.

Kutuyu açar açmaz lavanta kokusu resmen odayı kapladı diyebilirim. Abartmıyorum. Gerçekten sırf o koku bile mutlu etti beni :) İçerisinden çıkan 10 ayrı numuneyi konuya komşuya dağıttım bile. İçerisinden bir de uyku bandı çıktı. Ki... en sevdiğim şeylerden biridir.

Bu aralar burnum tıkanık olmadığı için ben henüz beklemedeyim. Etkisini tam görebilmek için özellikle yapıştırmadım geceleri. Ama dün gece babamı denek yapıp kullandırdım. Zaten gecenin bi yarısı kendisi geldi Selin Breathe Right burun bantları nerdeydi deneyelim diye. Yapıştırır yapıştırmaz ''Aaa kokulu bu'' dedi. Sürprizzz babacım :)

Bugün de babamı soru bombardımanına tuttum. Nasıl uyumana yardımcı oldu mu? Nefesini gerçekten açıyor mu? Lavanta kokusu hoşuna gitti mi diyerek...

İlk söylediği şey çalışma prensibinin işe yaradığı; burun kanatlarını yukarı doğru kaldırdığını hissettiğini bu sayede daha rahat ne fes aldığı oldu. Lavanta kokusunu ise uyanık kaldığı o kısa süre zarfında hissettiğini söyledi. Çünkü hemen uykuya dalmış :)

Benim en çok merak ettiğim şey ise; burun kanatlarına yapışan kısmın yapışkanının kaybolup olmadığıydı. Çünkü daha önce kullandığım markada bu sinir bozucu durumu yaşamıştım. Yapışkan kısmı burnumdan atıp duruyor sinirimi daha çok bozarak uykumun daha çok kaçmasına sebep oluyordu. Babam böyle bir durum olmadığını burun bandının sabah bile kımıldamamış olduğunu, bandı kendinin çıkardığını söyleyince sevindim. İlaç içermiyor oluşu da Lavanta kokusundan sonraki en sevimli özelliği bence. Akan vs bir durumu yok. Tertemiz.

Bundan sonra konuyu kendim kullandıktan sonra editleyeceğim. Kendi fikirlerimle sizinle buluşmaya can atıyorum :) İnsan burnu tıkansın diye umut eder mi ya :D

Sizler de Fikri Mühim 'e üye olup ürün denemelerine katılabilirsiniz. Siteye bir göz atın derim ^^

Fikri Mühim instagram hesabı @fikrimuhim
Breathe Right instagram hesabı @breatherightr
Sevgiler...

Shopping King Louie (2016)

Seo In guk
Kim istemez har vurup harman savuracağı, hesabını bile bilmediği banka cüzdanlarına sahip olmayı...
Hepimiz isteriz. Ama Louie buna sahip :)

Tamamen başrollere bakıpve eğlenceli bir dizi olduğunu duyduğum birkaç yorumdan sonra fazla düşünmeden başladım diziye. Tüm bu boşvermişliğin ardından çok tatlı bir dizi karşıladı beni.
İlk bölümde utanmasa para havuzunda yüzecek olan Louie ile Louie `nin varlığından bile haberdar olmadığı bir köyde yaşayan Bok Sil nasıl bir araya gelecek ki diye merakla izledim.


Bu diziden o kadar çok Seo In Guk gifi  çıkar ki aklınız durur. SIG `u bu tarz şapşik ve ponçik karakterlerde izlemeye bayılıyorum. İzlerken ara sıra aklıma King of High School Life Conduct dizisi geldi. ( İtiraf ediyorum o diziyi Seo In Guk için de olsa bitiremedim. ) Oradaki hali biraz daha coola yakındı diye anımsıyorum. Burada daha şapşik bi SIG izledik ki bence bu hal ona daha çok yakışıyor.  

 
Hafızanızı da kaybetseniz neyseniz osunuzdur örnekleri ile karşınızda Louie :) 


 
Başrol kızımızın köyden şehre gelmesiyle şıp diye olmuyor dış görünümünün değişimi hatta aksanını bile işin içine katıp onu da yavaş yavaş öğrenmesini sağlayarak inandırıcılığı artttırıyorlar. Ama o iyi niyeti yok muydu bazen bu kadar da olmaz dedirtiyordu hani... Ama Louie `ye olan iyi niyetinin sebebini öğrendikten sonra ``yaa demek bu yüzdenmiş`` diye hak vermeme   sebep oldu.  Daha önce izlememiş olmama rağmen Nam Ji Hyuk `u sevdim ben. İnsanı rahatsız etmeyen bir oyunculuğu vardı.


Dedim ya sadece başrollere bakarak karar verdiğim bir diziydi. E haliyle nam-ı diğer Oska oppa`yı karşımda görünce Waooouuuwww olmammın ardından tarzını gördükten sonra :((( moduna düşmem ışık hızıyla kapışır bence :) Neyse ki bir kaç bölümün ardından o da yeni imajından sıyrılıp eski tatlış, cool adam imajına geri döndü.
Kıyamam sana... 😍


Bakın bu dramdır. Taş gibi adamın internette eli yüzü düzgün bi iki fotosu tok. Üzülüyorum valla. 
Adını da öğrendim. Kang Ji Sub... Ji Sub ` dan dolayı unutmam ben bu ismi <3 Yalnız beyefendinin sesi ne kadar güzeldi. Sesiyle ilgimi çekti desem yalan olmaz. 

Kötü olmak için didinen ama kötü olamayan Beak Ma Ri çok sevimliydi. Çok da güzeldi.  Giyim kuşamına hayran olduğumu soylemem gerek. İkinci kadın karakter Baek Ma Ri `nin aşk hayatında mutluluğu bulmasını umuyorum :) Spoiler olmasın diye detay veremiyorum ama keşke bazı şeyleri görseydik. 

9. Bölümden sonra bir sonraki bölümün başı çok garip başlıyor neredeyse 4 -5 kezaman acaba yanlış bölümü mu açtım deyip kontrol ettim. Her ne kadar güzel bağlamış olsalar da anlamaya çalışmak bi parça yordu beni. Sanırım dizinin en kafa karıştırıcı yeri de buydu 😄

Velhasıl kötülerin bile dibine kadar kötü kalamadığı iyiliğin cirit attığı, eğlenceli bir dizi izlemek isterseniz Shopping King Louie sizi tatmin edecektir. Şimdiden iyi seyirler. İzlediyseniz ya da bu yazı sonrası izlemeye niyetlendiyseniz yorum bırakmayı  ihmal etmeyin ^^

Sevgiler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma