Kayıp Kurban - Ayla Koca // Okuyucu Yorumu

Merhabalar... 
Tam iki yıl önce pek sevgili Ayla ablamın (Ayla Koca) ilk kitabı Kayıp Ruh Yitik Beden çıkmıştı piyasaya. Kendisini kişisel olarak da tanıdığım için onun kadar ben de heyecanlıydım basım süresince. Kitap çıktı, birlikte blogumda güzel de bir etkinlik düzenledik hatta.

İlk kitabı olmasına rağmen polisiye tarzın sıkı okuyucusu olmayan beni bile içine alıvermişti. Bittikten sonra keşke başka kitaplar da yazsa diye içimden geçirmekle kalmayıp yeni kitap için baskı bile yapmıştım. Aradan biraz fazla zaman geçmiş olmasına rağmen Kayıp Kurban kitabı geçen aylarda piyasaya çıktı. Vakit kaybetmeden kitabı alıp imzalattım. Okumaya başladım. (Merak edenler için; 1. ve 2. kitap birbirinden bağımsızdır)

Ana karakter ölülerle konuşabilen, hayatın soğuk nefesini doğumundan itibaren ensesinde hisseden bir kadın. Tüm zorluklara göğüs gererek düzeltmeye çalıştığı hayatı birdenbire tekrar allak bullak oluyor. Neden olduğu, nasıl olduğu da kitaba kalsın. :)

Kayıp Kurban'ın değindiği en önemli nokta ise çocuk tacizi. Bu durumu yaşamak zorunda kalmış çocuğun hayatının nasıl darmadağın olduğunu çok acı bir şekilde okuyorsunuz. Okudukça romanın kötü kahramanına bir yandan üzülüp bir yandan hak verip yaptıklarını yargılayamıyorsunuz. Bu konudan özellikle bahsettim ki sırf bunun için bile kitabı okuyup toplumda bir farkındalık oluşturmak istedim. 

Dediğim gibi ilk kitap çok güzeldi. Ama Kayıp Kurban kurgusu biraz daha yüksek ve daha ağır bir romandı. O kadar akıcıydı ki bir iki gece sabahladım kitabı okumak için adeta. (Evet hızlı okuma alışkanlığım yok maalesef. Sanki biri okuduğumu dinliyormuşçasına yavaş ve  ahenkle okuyorum. Çoğu kişiye saçma geliyor ama ne yapayım) 

Okuduğunuzda pişman olmayacağınız bir kitap arıyorsanız Kayıp Kurban'a mutlaka bir şans verin. Hazır okuyorken Kayıp Ruh Yitik Beden'i de unutmayın.

Sevgiler...

Time Renegades (2016)


Hani bazı filmler olur izledikten sonra herkese izletmek istersiniz. Time Renegades tam da böyle bir filmdi. Övüp övüp de sizlerin beklentisini yükseltmek istemem ama zaman kavramının bu şekilde işlendiği filmleri çok sevdiğim için Time Renegades de çok sevilenler listemde yerini aldı.

Filmde 2 zaman var biri 1983 diğeri 2015. Bir olay sonucu Ji Hwan ve Gun Woo arasında oluşan bağ ile bu iki zaman birbirine bağlanıyor. Başlarda karakterler için eğlenceli olan bu durum sonrasında bambaşka yollar çiziyor onlar için. 



 1983 yılında bizi karşılayan Cho Jung Seok 'un görünüşü bu yıllarda yaşasa bile değişmezmiş.Yine sevimli. Kıyafetlerin de verdiği havayla yine naif yine sevimli çıktı karşımıza. Kimle oynasa, nerede oynasa fark etmez seviyorum bu adamı ve oyunculuğunu.








Im Soo Jung hem 1983 'te hem de 2015 'te karşımıza çıkıyor. 
Her iki zamanda da izlediğimiz halde iki karakteri birbirinden öyle güzel ayırmış ki oyunculuğunu kanıtlar nitelikteydi adeta. 








Lee Jin Wook ile yıldızım çok barışmadı benim. Daha önce de dizilerini vs izledim ama bu rolde  Lee Sun Gyun ya da Ji Sung gibi bana göre kendini daha çok kanıtlamış oyuncuları görmek isterdim. Tamamen benim göz zevkimle alakalı yoksa oyunculuğuna lafım yok :)





İzlemesi keyifli üç oyuncuyu bir araya getirip üstüne üstlük konusunu da bu kadar beğendiğimiz Kore filmi sayısı çok az. Sağlam film arayanlar; henüz izlemediyseniz listenize ekleyip yakın zamanda izlemenizi tavsiye ederim. 

Sevgiler...

Love in the Moonlight (2016)

Yıllar sonra uzun soluklu bir tarihi k-drama izlediğim için çok mesudum arkadaşlar. Daha önce mini drama olan Splash Splash Love 'ı anlatmıştım size ama o mini dramaydı sayılmaz. Gerçi bir çok diziye de taş çıkarır gibiydi ya neyse :)

Not ❗ : Bu yazıda fazla isim kullandığımdan bilmeyenler için her ismi ilgili kişinin wiki sayfasına bağladım. :)
Beautiful Gong Shim dizisindeki gibi afişle kandırmışlar yine izleyiciyi. Esas kızımızı resimdeki gibi güzel bir şekilde doğru dürüst göremediğimize izleyici olarak içerledim ama dizideki vaziyetinin  de sevimsiz olduğunu söyleyemem. 

Biz Beybem @EsKaymak ile birlikte bu altta duran tanıtım videosundan beri bekliyorduk diziyi. Biz yine zamanda yolculuk konusuyla karşımıza çıkacaklarını sanmıştık ama öyle olmadı. Tanıtıma ulaşmak için TIK


Başlarda Sungkyunkwan Scandal 'a çok benzettim diziyi.
3 yakışıklı ✔
Erkek kılığında bir esas kız  ✔
Esas kızı seven birden fazla erkek  ✔
Bu grup arasındaki güçlü arkadaşlık  ✔
Sonradan gözüm alışsa da ara sıra aklıma gelip durdu bu detaylar.



Ne kadar büyümüş bu kız yahu. Yaşlanıyoruz ey ahaliiii...
Buna hazır mısınız :)
Kim Yoo Jung ve Kim So Hyun aynı yaştalarmış. Bu da ikisini kıyaslamaya itti beni. İkisi de doğal güzel, ikisini de seviyorum falan ama Kim Yoo Jung yani nam-ı diğer Harem Ağası Hong bana daha sevimli, sıcakkanlı geliyor.

Keşke kız kılığıyla daha çok sahnesi olsaydı 'Pirems' ile.






'Piremsimiz' Park Bo Gum ve Kim Yoo Jung çok yakışmışlardı birbirlerine.
Yalnız bu nasıl bir güzelliktir. Allah özene bezene yaratmış dedikleri bu olsa gerek. Adeta kız güzeli. Yeni nesil Lee Jun Ki ya da Song Joong Ki gözüyle bakabiliriz sanırım Park Bo Gum 'a da.
Senaristlerin dikkatine! : Bir dahaki rolünde Park Bo Gum 'u deli dolu, vurdumduymaz ve aşık görmeyi çok isterim. Bunu bir düşünün bence :) 




Yan karakterlerde var bir değişim vallahi bakın. Bundan önce yazdığım bir kaç dizi yazısında da söylemiştim. Yan karakterler artık eskisi kadar kötü olmuyor. Dünyayı iyiliğe sevk eden senaristlere ihtiyacımız var ^^^




Jin Young yok mu?! 😍 Ne kadar romantik ne kadar da aşkına sadık bir yan erkek karakter. Başrolde Park Bo Gum olmasa kesinlikle bu karakterin tarafında olurdum... Ki yaşadıklarını hak etmiyordu hiç. 





Diğer bir yan karakter olan Jo Ha Yun (Chae Soo Bin) 'in prense olan aşkının saflığına ne demeli. Kaldı mı böyle aşklar... Bu iyilik timsali yan karakterleri sap gibi bırakmıyorlar mı senaristlere gıcık oluyorum. İzleyici bunu istemiyor izleyici onun da hayatının aşkını bulmasını istiyor. Yalan mı ama sevgili okuyucum?!




Son sahneden bir Kim Seul Gi mi geçti? Derken araştırmamla birlikte bu düşüncemi doğrulayan bu videoyla karşılaştım. Ne zaman adam akıllı bir başrol sahibi olabilecek bu kız. 

Diziyi 10. bölüme kadar üst üste izleyip 10'dan sonrasını güncel takip ettiğim için biraz da konu bu bölümden sonra drama bağladığı için 10. bölümden sonra son 3 bölüm kalaya kadar atlaya atlaya izledim itiraf ediyorum. Bazı konuları kendi kendime bağladım yani o kadar kopmuştum diziden. Son 3 bölümün güzelliği olmasa dizi benim için felaketti. Hâlâ izlememiş biriyseniz; ben entrikalı dram seviyorum, bu ara bölümler benim hevesimi kırmaz diyorsanız izleyin. Ya da benim gibi bu bölümleri atlaya atlaya da izleyebilirsiniz ^^

Sevgiler...

Tırnak Problemi

Bir maruzatım var sevgili okuyucularım. Umarım bu yazıyı okuyup bana faydalı olabilecek bilgiler verebilir beni bu durumdan kurtarabilirsiniz. Başlıktan anladığınız üzere sorun tırnaklarım. Herkes tırnağının kırılmasından şikayet eder ben ise ayrılmasından şikayetçiyim. Keşke benim tırnak yapım da kırılma eğiliminde olsaydı da ayrılmasaydı. 

Özellikle sağ elimin iki tırnağı yaprak şeklinde ikiye ayrılıyor. Her ne kadar dipten kesip bu durumu düzeltmeye çalışsam da yaklaşık 3 - 4 aydır bu şekilde geziyorum. Resimde özellikle orta parmağımın tırnağında çok net görünüyor.
Aslında bir ojenin tırnaktan nasıl da çıkmayıp bu kötü görüntüyü oluşturduğunu yazmak için çekmiştim bu resimleri. Kısmet bu yazıyaymış o ojeyi de sizlere anlatacağım ama öncelikli olan tırnaklarım. Nasıl kötü olduğunu görmüşsünüzdür. Tırnaklarımın böyle ayrılması günlük yaşantımda gıcık edici bir durum. Sürekli bir yerlere takılıp daha da kötü oluyor. 

Yiyip içtiklerimden mi acaba deyip çok az tükettiğim yumurta ve et ürünlerini kendi bünyeme göre epey arttırdım bu aralar ama yine de fayda etmedi. Belki temizlik malzemelerinden kaynaklıdır diye yapacağım işleri eldivenle yapıyorum ama o da kar etmiyor...

Zamanında flormar 'ın tırnak sertleştirici bir ojesini aldım o da işe yaramadı hatta daha kötü olmuştu. Yanı sıra limon kabuğuyla ovalamak da biraz yıprattı diye hatırlıyorum. Kötü olduğu için tekrar denemeye cesaret edemedim.

Bu konuda bana yardımcı olabileceğiniz bitkisel ya da kişisel bakım ürünü varsa mutlaka aşağıya yorum olarak bırakın. Belki benim gibi sorunu olanlar da faydalanabilir. Şimdiden teşekkür ediyorum. :)

Sevgiler...

Sevilmedi; Peynirli Makarna Sosu

4 peynirli makarna sosu
Hazır makarna soslarını seviyorsanız ki özellikle peynirli olanını bu yazının devamını okumamanızı tavsiye ederim. :)

Benim gibi sevmiyor veya yazıyı merakınızdan okumaya devam ettiyseniz hoş geldiniz^^
Geçenlerde markette dolaşırken karnım çok açtı galiba yoksa böyle bir hata yapmazdım ben. Normalde peynirli makarnayı severim ama hazır olanından uzak dururum. Gittim Knorr 'un 4 peynirli makarna sosunu aldım. İtiraf ediyorum resimdeki görüntü çok hoşuma gitti.

Her neyse her şeyi aldığım pakete uygun şekilde yaptım vs ama sonuç hüsran oldu benim için. Daha önce de bu tarz peynirli bir makarna sosu denemiştim ve yine midem kaldırmamıştı. Belki firma sosu iyileştirmeye gitmiştir (Yenilendi diyor gördüğünüz gibi ) dedim alırken ama maalesef.  
knorr

Daha sosu pişirirkenden belliydi. Garip, mide bulandırıcı bir kokusu var. Belki siz seversiniz bilemiyorum ama hiç hoşuma gitmiyor bu koku benim. Yerken de aynı koku yine rahatsız ettiği için bir iki çatal alabildim ancak. Koku bu satırları yazarken bile burnuma gelmiş gibi oldu. :/

Vel hasıl zaten bu tarz hazır sosları sevmediğim için kullanmıyorum ama insan bazen merakına yenik düşüyor. Bundan sonra da ne alırım ne aldırırım evdekilere bu sosu. 
Sizler de hem sağlıklı hem de lezzetli bir şeyler yemek isterseniz lütfen kendiniz evde soslar deneyiniz. Ay Kamu Spotu gibi oldu be :D Umarım firma yetkilileri yazımı görür de bu rahatsız edici kokuya bir çare bulurlar.

Afiyette Kalınız...
Sevgiler...

Remember You (2016)


Bu afişe kanılmaz mı sevgili film sever arkadaşlarım. Ben de filmi afişine göre yargılayanlardan olduğum için film arayışımda bu filme öncelik verip yapıştım paçasına elbette. :)

Hafızasını kaybetmiş bir adam ve hastanede tanıştığı kadın olarak filmin konusunu indirgeyeceğim ama konu bu. Daha fazla konuyu anlatıp da öğrenmek istemeyen arkadaşlarımı sıkıntıya sokmayayım. 






 Kim Ha Neul 'ı ve oyunculuğunu çok kötü bulanlardan değilim ben. O yüzden filmin oyuncuları gözüme batmadı hiç.  Jong Woo Sung ile uyumlarını da sevdim.







Bu adam hep ağlak hep dram filmlerinde oynasın yahu aksiyon da olur ama belirtmek isterim ki hüznün yakıştığı adamlardan biri Jong Woo Sung. Filmi izlerken A Moment to Remember aklına gelmeyen bizden değildir. Hatta son sahne o filmin afişini acayip şekilde çağrıştırdı bana. Göndermeyse hoşuma gider bilirsiniz.






Filme gelecek olursak baştan güzel başladı. ''Aman ya Rabbi gizem dolu. Acaba adama ne oldu. Bu kadın neden böyle.'' diye düşünmekten kendimi alamadım. Ama sonra bi durağanlaştı falan biraz sıkıldım açıkçası. Ya tamam birazdan fazla da sıkılmış olabilirim. Ama inat ettim. Bitireceğim dedim. Son yarım saat, olayların açığa kavuşmaya başladığı andan itibaren, film güzel bir hal aldı. Ancak konusu daha güzel işlenebilirmiş belki de. Hani dedim ya sıkıcı olan kısımlar biraz daha hareketli yani geçmişe daha çok dokunarak geçebilirdi. Sonuna geldiğinizde konusunun aslında güzel, anlamlı olduğunu fark ediyorsunuz. Basit bir hafıza kaybı filmi değil yani.


Aralardaki durağan, buhranlı sahnelere katlanabilirseniz film sizi tatmin edecektir.
Çok aşırı tavsiye edebileceğim bir film değil. Dediğim gibi durağan film sevenlerin hoşuna gidecektir. Daha güzel film tanıtımlarında görüşmek üzere ^^

Sevgiler...

Monster (2014)

monster korean drama
Yeni nesil bilmez Lee Min Ki cazibesi diye bir şey vardır. Sessiz ve derinden sevdirir kendini. Monster 'ı izleme sebebim de Lee Min Ki işte. Böyle kan vahşet içerikli filmleri izleyemem o yüzünden de 2 senedir ertelemişim filmi izlemeyi. Dün akşam izledim ve epey bir etki bıraktı üzerimde.

lee min ki gif

Lee Min Ki kendini özleten bir oyuncu. 2012 'den beri dizi yapmayıp her yıl 1 film çevirmiş dersem anlarsınız. O yüzden her filmi ya da cameo olarak var olduğu her yapım önem teşkil ediyor gözümde. :) Takipçilerinin çoğu, alta bırakacağım gif ile sevmiş olsalar da biz onu Dal Ja's Spring ile sevdik <3


shut up flower boy bandshut up flower boy band gif


cheese in the trap


 Kim Go Eun 'ın sanırım 3 yapımını izledim şimdiye kadar. Coin Locker Girl, Cheese in the Trap ve bu film Monster. Ve her seferinde rolünün hakkını öyle iyi veriyor ki bir kez daha hayran kalıyorum. 




Bu tatlış kıza ne demeli... O ve ablası ağladı ben ağladım. Karşılıklı duygularını ekrana daha iyi geçiremezlerdi herhalde. ^^ 





Filmdeki neredeyse tüm karakterler kötüydü. Kötü olmayan iki karakterin birinin zeka geriliği vardı biri çocuktu. Bu dünyada iyi kalabilmek için bu ikisinden biri olmamız gerek galiba. Filmin bana sorgulattığı ilk şey bu oldu. Son sahnede bunu daha iyi anlıyorsunuz.

 Bu tarz filmleri çok izlemediğim için sanırım, bana güzel geldi. Tarzın sıkı takipçisiyseniz belki sizi birazcık sıkabilir. Bazı yerlerde hadi artık bir şeyler olsun diyorsunuz ama durağan yapımlara aşina olup hoşlandığım için benim gözüme batmadı. Ancak beni en çok etkileyen konusundan çok oyunculuklardı.

Buram buram kan vahşet kokan bir film olduğu için çoluklu çocuklu izlenmemesini, midesi hassas kişilerin ise uzak durmasını salık veriyor; bu iki kategoriye girmiyorsanız da izlemenizi tavsiye ediyorum efendim. 

Sevgiler...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma