Twenty (2015)


Kim Woo Bin hayranıyım ve filminin yazısı blogumu süslemiyor. Olacak iş değil, dedim ve kolları sıvadım. :)

Öncelikle oyuncu kadrosunun güzelliğini filme yansıtamamış olmalarından ötürü hayal kırıklığı yaşatan bir film olduğunu söylemeliyim. Fragmanında vaat edilen eğlenceli filmle maalesef gerçekte karşılaşamadım. Tamam tamamen kötü diyemem eğlendiren sahneler de vardı ama beklenen ve gerçekte olan karşılaştırmasını yapıyorsunuz.

Oyuncuları demişken bilmeyenler varsa söyleyeyim hemen. Kim Woo Bin, Kang Ha Neul ve 2PM den Jun Ho üçlüsü başrolleri paylaşıyorlar. Film 20li yaşlarında olan, liseden mezun olmuş ama hayattaki amacını bulamamış bu üç gencin yaşamlarını, ilişki durumlarını, meslek sahibi olmanın ve yaşam şartlarının zorluğununu anlatıyor.

Şebek bir Kim Woo Bin izlemek isteyenler için ideal bir film olmuş. Her ne kadar Kang Ha Neul ve Jun Ho yu sevsem de Kim Woo Bin varken kusura bakmayın onlara çok fazla odaklanamadım :)

Film biraz edepsizli olduğu için yanında utanacağınız insanların yanında izlememenizi tavsiye ederim. Görünürde çok fazla +18 içermese de konuşmalar +18 durumu anlatıyor yeterince :)

Sevgiler...


Trnd 'den gelen güzellik; Bepanthol

Yanılmıyorsam 2 hafta önceydi Trnd sitesinden 1000 kişinin kabul edileceği Bepanthol kampanyasına katılmayı  kabul edip etmiyor muyum diye bir mail gelmişti. Böyle güzel bir kampanyaya neden katılmayayım diyip kabul ettim elbette.
Daha sonra arkadaşlarıma gelen onay maili bana gelmeyince epey üzülmüş ve duruma da bozulmuştum.
Ertesi gün gelen sürpriz bir kargoyla uyandım. Nereden, kimden bu paket derken açtım bir de ne göreyim bir sürü Bepanthol krem bir arada. Resmini altta görebilirsiniz ^^

Bu çanta boy minik kremler arkadaşlarımın ve tanıdıklarımın ciltlerinin hem yazın hem de kışın yumuşacık olmasına yardımcı olacak. Nereden mi biliyorum. Yazın güneşten yanan cildimin hararetini Bepanthol ile dindirmiştim de oradan. Kış için ise daha uygun bir krem düşünemiyorum. 

Bu proje için Bayer 'e ve Trnd 'ye çok teşekkürler.


Sevgiler...

Kim Woo Bin & Suzy Ekranlara Geri Dönüyor

Bu defa Woo Bin 'in beni yalancı çıkarmayacağını umuyorum.

Bu sabah saatlerinde gelen bir habere göre Miss A 'den Suzy ve Kim Woo Bin 2016 yılında başlayacak olan bir drama için anlaştıkları haberi geldi. 

Kim Woo Bin 'in büyük bir starı ,Suzy'nin de belgesel yapımcısı olacağını ve karakterlerin birbirini çocukluktan tanıdıklarını aldık gelen haberler arasında.

Im sorry I love you, Thank You gibi dizilerin senaristinin elinden çıkacak olan  'Uncontrollably Fond' şimdiden cezbetti bile. 

Sevgiler...

Şampiyon - Marie Lu // Okuyucu Yorumu

Bu seri gerçekten Efsane ^^ Tamam tamam çok kötü, çirkin bir espri yapmaya çalıştım özür dilerim ama okuduktan sonra siz de aynı benim gibi bu çirkin espriyi yapmak isteyeceksiniz.

Aradan çok vakit geçirmeden kitapları birbiri ardına okumakla çok iyi etmişim. Diğer türlü seriye yazık olurmuş gerçekten. İlk iki kitapta olduğu gibi heyecan Şampiyon'da da tavan yapmıştı. Bu kitapta kaçma kovalamaca artık bir tık daha azaldığı ve savaş başladığı için sürekli bir heyecan yaşıyorsunuz. Kendimle ters düşmek istemem ama ben Deha'yı yani 2. kitabı daha hızlı okudum. Belki sıcaktandır bilemiyorum ama asla kitabın kötü oluşundan kaynaklanmadığını söylemeliyim. 

Şampiyon 'a başlamadan önce finali ile ilgili yediğim spoiler sayesinde kitabın neredeyse tamamının farkında olup sadece ne şekilde sonuca ulaşacaklarını merak ederek okudum. Yani finali bilseniz bile keyifle okuyorsunuz. ^^

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim. Efsane serisi distopya kitaplar içerisinde en beğenerek okuduğum seriler arasında yerini aldı. Kurucunun Kızı yine de bu seriyle boy ölçüşemez ama bu iki seri son zamanlarda okuduğum en iyi distopyalar diyebilirim.

Day, June ve sevgili seçmen Anden 'i özleyeceğim. Siz de bu maceraya atılmaya henüz karar vermediyseniz fikrinizi tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. 

Serinin diğer kitaplarının yorumlarını okumak için :
1: Efsane
2: Deha 
3: Şampiyon 



Sevgiler...

Warm and Cozy (2015)

Üstünden uzun zaman geçmesine rağmen blogumda yer edinmesini istediğim bir K-drama ile geldim bugün. Ramazanda izlemiştim işte siz düşünün yazısını ancak yazabilme imkânım oldu. O yüzden diziyle ilgili çok fazla detay veremeyeceğim ama zaten detayı bol bir dizi olmadığı için bu konuda rahatım.

Warm and Cozy, Full House tadında klasik Kore dizisi aslında. Senaristlerinin Hong Kardeşler olduğunu öğrendiğimde o kadar bambaşka bir şey beklemiştim ki beklentilerimin yanında sönük kaldı. Ama beğenmedim demek değil bu. Her ne kadar klişeleri bol da olsa Yoo Yun Suk için bile izleyebilirsiniz. Dizideki sevimliliği izlemeye değer.

Kang So Ra 'yı daha önce izlememiştim ama aşırı ön yargılıydım ona. Hayır yani, neme gerek değil mi önce oynadığı dizi/filmlerden izle ondan sonra eleştir. Neyse kendimi yeterince kınadığıma göre Kang So Ra 'ya karşı artık antipatim olmadığını anlamışsınızdır. Ayrıca kilolu görünen ama zayıf bir kız olduğu için de tuhaf bir vücut yapısı olduğunu düşündüğümü de söylemekten geri kalmak istemem.

Dizinin bence esas oğlan ve kızından rol çalan müthiş bir çifti vardı. O da işte bu muhteşem siyah inci çifti ^^


Daisy filminden tanıdığımız (ya da en azından ben o şekilde biliyorum) Lee Sung Jae , Yoo Yun Suk 'tan sonra dizinin ilerleyişinde çok büyük yardımı olmuş bana kalırsa ^^

Kim Sung Oh bence değeri bilinmeyen bir oyuncu. İsmini google görsellerde arattığınız zaman şimdiye kadar girdiği rollerin yüzüne ne kadar yakıştığını fark ediyorsunuz. Oyunculuğunu da sevdiğim bir aktör kendisi. Bonusu ise o güzel ela gözleri. ^^ ( Özellikle gözlerinin renginin ön plana çıktığı bir resmi yüklemek istedim.)



Klişe ama vurucu romantik anlar elbette ki vardı işte onlardan bir kaç tanesi.


Daha önceki Warm and Cozy yazımda So Ji Sub 'ın cameo olarak yani konuk oyuncu olarak dizide yer aldığını yazmıştım. Dizi de Hong Kardeşlerin senaryosu olduğuna göre bir yerlerden atıf gelmez mi gelir tabii ki. So Ji Sub sahneleri Master's Sun 'a epey dokunmuştu. 
Söylemeden edemeyeceğim, So Ji Sub'ın Warm and Cozy 'deki hali gerçekten daha yakışıklıydı

Ah bir de Kim Woo Bin meselesi var. Kim Woo Bin gerçekten bu rol için fazla cool kalırdı sanki. Yoo Yun Suk daki sevimlilik dozu daha fazla olduğu için onun yüzüne karakter daha güzel oturmuştu. İyi ki de YYS oynamış ^^

Dedim ya klasik aşk üçgeni hatta dörtgeni, zorunlu sözleşmesi olan bir dizi. İzlerken sizi yormayan sevimli, çerezlik diye nitelendirdiklerimizden. Bu tarzı sevenlerin izlerken mutlu olacağı yapımlar arasında. 

Sevgiler...

Kurucunun Kızı - Amy Engel // Okuyucu Yorumu


Çıktığı ilk günlerde büyük yankı uyandıran, sürekli resmi çekilip paylaşılan ve her okuyan tarafından da övgü yağmuruna tutulan Kurucunun Kızı gerçekten tüm övgüleri hak ediyor.
Kitabı bitirdiğinizde devam kitabı The Revolution of Ivy  bir an önce çıksa da okusak dedirtiyor. Yakın zamanda bu kadar merakla devamını sabırsızlıkla beklediğim Efsane - Deha kitapları olmuştu sanırım.

Yazarın üslubunu beğendim. Okuyan herkesin ortak düşüncesi hem akıcı -ne zaman başlayıp ne zaman bitirdiğinizi anlayamıyorsunuz- hem de konu olarak güzel kurgulanmış. Distopya kitapların olmazsa olmazı 15 - 20 yaş grubu konsepti Kurucunun Kızı'nda da var. Daha önce distopya kitapların bu yaş grubunu kapsıyor olması beni biraz olsun garip hissettiriyor demiştim ama bu kitapta kurgu gereği yaşın ufak tutulması gerekiyor o yüzden anlayışla karşılıyorum. ^^

Gelelim konusuna... Bir ülke düşünün iki aile tarafından kurtarılmış ve kurulmuş olsun. Bu ülkeyi tek bir başkan yönetebilir elbette.  Diğer taraf ise öylece beklemeye sabrı kalmamış durumda. Ülke tek ama bölgelere ayrılmış durumda . Bu ülkeyi barış halinde tutmanın ise başkana göre tek çözümü bir tarafın erkekleriyle diğer tarafın kızlarının 16 yaşında evlenmesi gerektiği. Başkanın oğlu Bishop ve Kurucunun kızı Ivy 'nin evlenmesinin ardında ise büyük bir suikast planı var. Bundan sonra Ivy 'nin kime güveneceğini çok iyi seçmesi gerek.

Distopya olmasına rağmen Kurucunun Kızı çok sakin bir kitaptı. Belki de en güzel tarafı buydu. Romantik etmenler hiç acele etmeden eklenmiş hikayeye. Aşk unsurunu o kadar hoş harmanlamış ki yazar, distopya okuyormuşsunuz gibi hissettirmiyor çoğu zaman. 

Distopya kitaplarına ara vermek istediğimi bir süre okumayacağımı söylemiştim. Yine de son zamanlarda okuduğum ve bloga yorumladığım kitaplar hep distopya oldu değil mi? Bu kitapları okuduğum için pişman değilim hele ki Kurucunun Kızı gerçekten okuyanı pişman etmeyen bir kitap. Kitapla ilgili aklınızda soru işaretleri varsa bir kenara bırakıp şans vermenizi tavsiye ederim. Sizi de pişman etmeyeceğinden şüphem yok. ^^

Sevgiler...

Instagram Keşfi #2 // Illouis

Daha önce instagram üzerinden resimlerini beğendiğim hesaplardan biri olan Damda_jy 'ı sizlerle tanıştırmıştım.

Bugün de çizimlerini çok sevdiğim bir arkadaşımın hesabını göstereceğim. Kendisi farklı ülkelerden farklı yapıları çiziyor. Bu çizimlerin içinde ayasofya bile var.
Hesabını takip etmek isterseniz Illouis 'e tıklamanız yeterli ^^





Bonus : 

Sevgiler...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma