pegasus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pegasus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mim; Yayınevleri

Uzun zaman önce Kitap Hayatı 'ndan daha sonra da Kore Fenomeni ninden gelen mim ile karşınızdayım ^^
Hemen başlıyorum cevaplamaya.

1- En sevdiğiniz yayınevi hangisi?
Sanırım en sevdiğim ve en sinir olduğum yayınevi aynı. Pegasus Yayınlarından çıkan kitapları seviyorum ama yayınevinin fiyatları o kadar fahiş fiyatlarda ki artık okuyamıyorum diyebilirim. Pegasus dışında Yabancı yayınlarını da severek takip ediyorum.

2- Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitabı kısaca yorumlayın.
Bunu burada kısaca anlatabileceğimi sanmıyorum çünkü Efsane gerçekten uzun uzun anlatılması gereken bir kitap. Okumak için TIK

3-Bu yayınevinden okuduğunuz bir kitaptan bir söz yazın.
Şampiyon - Marie Lu

4-Yazarın başka okuduğunuz ve önerdiğiniz bir kitabı var mı? Varsa adı ne?
Efsane serisi Marie Lu 'nun ilk kitabı. Daha sonra The Young Elites isimli bir kitabı daha çıkmış ama Türkçe'ye çevrilmemiş diye biliyorum.

5- Yayınevinden kitap çıkartsanız ve tutmazsa ne hissedersiniz?
Belki de sırf bu yüzden bile elimi kağıda kaleme sürmüyorumdur kim bilir...

6- Bu yayınevinden almak istediğiniz kitaplar hangileri?
Mucize
Silber
5. Dalga
şimdilik bunlar... 

Veeee gelelim mimlediğim kişilere... (henüz yazmadılarsa tabii :) )

Sevgiler...

Efsane - Marie Lu // Kitap Yorumu


Açlık Oyunları, Uyumsuz serisi derken Efsane serisine de başlayabildim sonunda. Pegasus Yayınlarının kitaplarını çok beğeniyorum ama malumunuz fiyatları kitapların güzelliği kadar uçuk düzeyde, en azından benim için. Her çıkan kitabı alabileceğim kadar uygun fiyatlı değiller. Efsane de kardeşime çok yakın bir arkadaşından hediye gelmişti geçen yıl. Bu aralar da sık sık ismini, resmini gördüğüm için de merakıma yenik düştüm ve başlayayım dedim.

Seri yine bir distopya hikayesini konu alıyor. Çok uzun yıllar sonrasında Kaliforniya'da kurulan bir Cumhuriyet küçük yaştaki çocukları bir sınava tabii tutuyor ve bu sınavdan alınan başarı puanına göre çocukları belirli işlere yerleştiriyorlar ya da çocuklara da hoş olmayan muamelelerde bulunuyorlar. Sınıf farklılıkları işte buradan geliyor. Zekiysen ve yetenekliysen varlıklı oluyorsun başarısız bir çocuksan yaşamını yoksul bir halde sürdürüyorsun. Tüm bunlara bir de veba salgını eklenirse ne olur siz düşünün.

Kitabın genel hatları bu şekilde. Ana karakterlerin durumlarından bahsedip spoiler yapmak istemiyorum. Kurgusu, anlatım dili o kadar güzel ki kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Aynı zamanda da akıcı bir kitap. 

Kitabın sevdiğim bir diğer özelliği ise aynı kitap içerisinde bir bölümün Day yani erkek karakter, ardından gelen bölümün ise June yani kız karakter ağzından anlatılıyor olmasıydı. Sırf bununla kalmamışlar, Day 'in ağzından olan satırlar altın sarısı renginde, June 'un ağzından yazılan satırlar ise siyah renkle yazılmış. Bu sizi rahatsız eder mi bilmiyorum ama beni hiç etmedi hatta çok hoşuma gitti. 

Bu kadar sevildiğini gördüğüm için baştan beklentilerimi yüksek tutmamaya çalıştım. Çünkü daha önce herkesin ayılıp bayıldığı Hush Hush serisi beni pek etkilememişti çünkü. Bu da onun gibi çıkarsa diye temkinliydim kitaba karşı. Ama neyse ki beni hayal kırıklığına uğratmadı.

Ana karakterler olan Day ve June u çok sevdim. Ama şu var ki bu kitapları yazarlar genç serisi olarak yazdıkları için ana karakterlerin yaşları kardeşime yakın oluyor 15 - 18 arası gibi. Biz yetişkin distopya severler adına üzülüyorum. Acaba distopya okuyacak yaşı geçtim mi diye düşündürmüyor değil. :) Ancak ben de hayalimde onları birazcık daha büyük yaşa getiriyorum, anlaşıyoruz ^^

Distopya tarzını seviyorsanız mutlaka okuyun diyebileceğim bir kitap. Lakin 2. ve 3. kitabı da almadan ya da alabilecek parayı biriktirmeden 1. kitap Efsane 'ye başlamanızı pek tavsiye etmiyorum. Zira kitap bittikten sonra çok üzüldüm hemen ardından devam edemeyeceğim için. 

Ha bir de merak edeni var ise filmi için yazarın anlaşma imzaladığı ilk kitabın sonunda yazıyor. IMDB de ise 2016 tarihi verilmiş. Umarım karaktere uygun oyuncularla ve verilen tarihte vizyona girer. Distopya kitapların filmlerini seviyorum.

Bilgilendirmek adına seri sıralaması yapmak isterim.
1 - Efsane
2 - Deha 

Sevgiler...




Fısıltı / Becca Fitzpatrick

Hush Hush serisi Dünya'da olduğu kadar Türkiye'de de çoğu kişiyi etkisi altına almıştı... Supercel ise her zaman herkes tarafından okunan, izlenen eserlere bir parça uzak kalmak istediği için okumamıştı. Gün geldi ve beybesi Eskaymak ile 'artık bu serinin popülerliği eskisi kadar kalmadı, haydi birlikte okuyup yorumlayalım' dediler.
İşte böyle başladı her şey. Bu kadar sevilen, tüm serilerin üzerinde tutulan Hush Hush serisinin ilk kitabını okudum.




Yanlış anımsamıyorsam fantastik tarzda 2. okuduğum seri bu. Ancak kitabın fanı arkadaşlardan korkarak ve özür dileyerek söylemeliyim ki; ben sizin kadar beğenmedim gençler. 
Üzgünüm ama sanırım beklentilerimi çok yükselttiniz. Hepsi sizin suçunuz. ^^ Konu olarak güzel yalnız yazarın anlatışını beğenemedim. Bana akıcı gelmedi bir türlü kitap. Mesela Patch 'in kimliği açıklansın diye çok uzun süre bekledik. Kitabın sürekli günlük yaşamdan kesitler aktarması da beni sıkan şeylerden biri oldu. Ama dediğim gibi ilk kitap için konusu güzel başladı.



Hem spoiler yapmak istemediğim hem de kafamda tam oturtamadığım için Nefil- Baş Melek gibi karmaşık ilişkileri yazmak istemiyorum. Bu konu biraz aklımı karıştırdı. Devam kitabı olan Çığlık'ta biraz daha her şey yerli yerine oturur sanırım. Karakterlerin yaşlarının epey genç olması da kafamı karıştıran bir diğer noktaydı. Karakterlerin ayağı yere sağlam basan tavırları yaşlarının biraz daha büyük olması gerektiğine ikna etti beni.

Patch'i sevdim yani sanırım. Üzerimde büyük büyük etkiler bırakmadı. İkinci kitabı ve 2. kitaptaki Patch'in beni hayal kırıklığına uğratmayacağını umuyorum.


Eskaymak 'ın Fısıltı yorumuna ulaşmak için tıktık.

Not: Devam kitabı Çığlık yorumuna buradan ulaşabilirsiniz.

Sevgiler...

Alaycı Kuş Part.1


Açlık Oyunları serisinin -film ya da kitap olarak ayırmıyorum- fangirlü olarak filmin vizyona girmesinin ardından soluğu sinemada aldım. 
Tabii ki filmi izlemeden önce, üzerinden epey bir zaman geçtiği için kitaba göz atmayı unutmadım :)
Konu olarak bilsem de detayları unutmuşum, göz atmam çok iyi oldu.


Son kitabın yani Alaycı Kuş 'un filmini tek film beklediğim için part 1 olarak görünce duygu karmaşası içine düşmedim değil. Alaycı Kuş'un bu bölümünün kitaptaki gidişatı da 2. kitaba göre daha yavaş olduğu için filmin de vasat olacağını düşündüm. Peeta, Katniss 'in yanında değildi, aksiyon dozu düşüktü vs. Bu açıdan film beklentilerimi karşılamakla yetinmeyip ötesine geçti. 
Yine de beklediğim birkaç sahne istediğim gibi olmamıştı. Hayal kırıklığımı gizleyemem.

Team Peeta olduğum için filmde Katniss'le birlikte sahnelerinin olmadığına üzüleceğimi biliyordum. Yönetmenciğim de sağ olsun benim bu üzüntümü hissetmiş olacak ki
filmde ufak da olsa bir sürpriz yapmayı ihmal etmemiş.
Yönetmen Francis Lawrence 'a sevgiler ... 


Okuduğum seri kitapların içinde en sevdiğim kadın baş karakter tartışmasız Katniss.
Bu seri kitapların filmlerini kıyaslayacak olursam yine Katniss favori karakterim. Jennifer 'ın da hakkını yememeliyim bu konuda. Katniss'i benimsememize katkısı çok. Gerçekten çok iyi bir oyuncu. Başka filmlerini de izledim elbette. Her ne kadar onu Katniss olarak tanısak da oynadığı diğer filmlerinde karakteriyle bütünleşiyor.



Kitabı okurken de filmi izlerken de Team Peeta'ydım yine de Gale için üzülmediğimi sanmayın. Hele ki bu satırlardan sonra... 

Finnick Odair meselesine değinmeden Alaycı Kuş postu olur mu? Olmamalı :)
Ateşi Yakalamak filmindekinden daha cool bir Finnick Odair görmek beni çok mutlu etti. Kitaptaki esprili sahneleri atlandığı için üzüldüm ama olsun.
Seni seviyoruz Finnick <3
Ufak bir bilgi vermeden geçmek istemiyorum Sam Claflin Jojo Moyes'in Senden Önce Ben kitabının filminde Will karakterini canlandıracak. Sabırsızlıkla bekliyorum.


İzlemeyenler ve filmi izlese de fragmanı izlemek isteyenler için...



Kitap çekilişime göz atmak için TIK

Labirent; Ölümcül Kaçış

The maze runner

Filmi çıkan seri kitaplardan bir yenisiyle karşınızdayım. Distopik kitapları okumayı seviyorum. Bu da güzeldi ama filminin daha iyi olacağı kanısında olduğum kitaplardan. Okumamın üzerinden bayağı bir zaman geçtiği için fazla detay veremeyeceğim. Sanırım kitapta aradığımı bulamadım.

Yazarın dilini akıcıydı ancak heyecanlı bir kitap olması gerekirken o kadar da merak uyandırıcı değildi bana göre. Ek olarak bölüm sayısı 60'ı falan bulmuştu galiba. 10-15 sayfada bir bölüm değiştirdiği oldu. Bu biraz tuhaf gelmişti daha önce böyle bir şeye rast gelmedim.

Spoiler yapmamaya çalışarak konusundan bahsetmek isterim.
Thomas 'ın hafızasını yitirmiş bir şekilde, neden ve nasıl geldiğini anlayamadan kendini bir labirentin içinde bulmasıyla başlıyor kitap. Fakat bu labirentte sadece Thomas değil kendisi gibi genç erkeklerden oluşan bir topluluk var. Buradaki hiç kimse Labirent'e neden geldiğini bilmiyor. Yapabildikleri tek şey ise gün ışığıyla birlikte açılıp gecenin çökmesiyle kapanan labirentin çıkış yolunu bulmaya çalışmak. 

Hikaye distopik demiştim. E distopya olan yerde insan ürünü varlıklar olmaz mı olur. Yazar James Dashner bu konuyu da unutmamış. Kitapta Izdırap Verenler olarak geçen bu yaratığımsı varlıklar gecenin çökmesiyle ortaya çıkıp önüne çıkan ne varsa yok etmeye başlıyorlar. 

Izdırap verenler


Kitabın size kapana kısılmışsınız gibi bir his vermesi gerekirken maalesef olmuyor. İsminin bile beni daha çok gerdiğini söyleyebilirim. 

Gelelim filmine. Tam da tahmin ettiğim gibi; filmi kesinlikle kitabına göre daha güzel olmuş. Tabii ki her macera/distopik kitabın filmi daha güzel olacak diye bir şey yok, tamamen yazarın kitaba heyecan katamamasından kaynaklanıyor
.

Thomas karakteri için Dylan O'brien'ı seçmelerine çok sevindim, Teen Wolf'ta patlayan oyunculuğunu devam ettirmesi için çok iyi oldu ve hakkını vererek de oynamış. 

Ve bir de Newt karakteri vardı. Filmin sonuna kadar ''eheh 13 yaşındaki bebe'' diyerek izledim ama yaşını öğrenince şok oldum. 24 yaşındaymış. Yaşına göre benden daha çocuksu bir yüzü gördüğüm için mutluyum, huzurluyum.


Filme kitabı okumayan bir arkadaşımla gittim, okumamasına rağmen gayet güzel anladı ve çok da beğendi. Yani illaki okuyup da gideyim diyeceğiniz filmlerden değildi. Zaten kitabı da o kadar çok ezdim ki, okuyacağınız varsa da hevesinizi kırmış olabilirim. :) 
Özür dileyerek yazımı sonlandırıp, sessizce uzaklaşıyorum. ^^

Hoşça kalın...


Follow my blog with Bloglovin

Senden Önce Ben

Jojo moyes

Senden Önce Ben bu yıl çok konuşulan bir kitap olduğu için okumadan önce epey tereddüt ettim. Daha öncesinde Bukre'yle yaşamış olduğum hayal kırıklığını anlatmıştım. Yine aynısı olur diye beklentisiz okumaya başladım kitabı. Neyse ki kitap çok hoşuma gitti. Yazarın üslubunu sevdim. Kitabın akıcılığı beni yazarın diğer kitabı 'Sevgilimden Son Mektup' u okumaya teşvik etti. :)

Hikayeyi bilmeden okuduğum için baha daha çok keyif vermişti. Yine de konusuna değinmek istiyorum.
Hikaye Will'in etrafında dönüyor çünkü Will yıllar önce geçirdiği trafik kazası sonrasında vücuduna hükmedemez hale geliyor. Yaşamak için güç bulamadığı dönemlerde ailesi Will için neşe kaynağı olabilecek birini, Lou 'yu işe alıyorlar. Çok fazla yazmak istemiyorum genel konusu böyle kitabın.

Bu konu bana epey tanıdık geldi. Nereden diyecek olursanız, aylar önce Sevgili Günlük 'ün yazdığı yazıyı okuduktan sonra izlediğim bir Hint filmi olan; Guzaarish.

Guzaarish ve Senden Önce Ben'i kıyaslarsam, olayların detayları haricinde her şey neredeyse aynı. 
Guzaarish 'de sihirbaz olan Ethan gösterisi sırasında başına gelen bir olay yüzünden yatağa bağlı bir hasta oluyor. Sofia ise Ethan'ın hemşireliğini ve bakımını üstlenen kişi. Aralarındaki ilişkinin belli bir adı olmasa da içten içe birbirlerine aşkla bağlılar.

 Kitabı okurken Will gözümde (Ethan) Hrithik Roshan, Lou ise (Sofia) Aishwarya Rai olmuştu artık.

Hrithik roshan

Kitabın filmi çıkar mı bilmiyorum ama çıkana kadar size aynı duyguları hissettirebilecektir Guzaarish. 
Kitabı da filmi de okumanızı ve izlemenizi tavsiye ederim.
Sizlerin de benim gibi keyifle okuyup izleyeceğinizden şüphem yok.

Sevgiler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım:Sawako Kuronuma